Sepetim 99 ÜRÜN

Sepetiniz Henüz Boş!

Toplam Tutar
    Her Şeye Rağmen Yazan Kadın: Güzide Sabri
    21.09.2021

    Her Şeye Rağmen Yazan Kadın: Güzide Sabri

    “Yazı yazmak hevesi bende ezelî bir hastalık şeklinde başlamıştı. On yaşımda iken küçük dimağımda büyük hülyalar canlanırdı. Yalnızlıktan nihayetsiz bir haz duyardım. Büyük bir alâka ile dinlediğim masallar, hikâyeler muhayyilemi gittikçe inkişaf ettiriyordu.”

    Eserleriyle bir döneme damga vurmuş olan Güzide Sabri, unutulmaya yüz tutmuş önemli yazarlardan biri. 1886 yılında İstanbul’da doğmuş, 1946’da Giresun’da vefat etmiştir. Babası Reisülküttap Mustafa Efendizâdelerden ve Adliye Nezâreti memurlarından Salih Bey, annesi şair Koniçeli Kâzım Paşa’nın yeğeni Nigâr Hanım’dır.

    Roman, hikâye, mensur şiir, şiir ve makaleleriyle geniş kitlelere ulaşan yazarla ilgili yeterince biyografik bilgi mevcut değil. Günümüzde de yeterince tanınmayan yazarın, son olarak Maya Kitap tarafından Necla ve Yabangülü kitapları okurların beğenisine sunuldu.

    Güzide Sabri her şeye rağmen yazan bir kadındır… Yazma serüvenine çok küçük yaşlarda başlamış, birçok engelle karşılaşmış fakat yazmaya devam etmiştir.

    İlk hayal kırıklığını yazdıklarının ulûmu diniye mualliminin eline geçmesiyle yaşar. Hissettiği korkuyu ve hocasının hiddetini şu sözlerle anlatır; “Eline geçen ufak bir yazımın onu son derece hiddetlendirdiğini görmüş, çok utanmış, korkmuş, titremiştim. O, gazup bir çehre ile bağırmıştı: ‘Bu ne?.. Kuşlar, çiçekler, bulutlar, akşamlar, sabahlar… Şairliğe özeneceğine farzı, sünneti öğren… Bir haftadan beri ilmihalin bir satırını bile ezberleyemedin…” Yakalanmasının ardından kendisine verilen elli satır cezaya razı olur.

    Sabri’nin hayatında en derin yaralar ise babasının İstibdat sürgünüyle Sivas’a gönderilmesiyle açılır. Abdülhamit’in hiddetinden nasibini alan ailesi dağılır. Şöyle anlatıyor;

    “İstibdat zulmünün en şiddetli günlerinde idik. Babamı birdenbire ve bilâ sebep Sivas’a nefyetmişler. Hayatın ilk kederini duyduğum bu anlar bana o kadar acı gelmişti, canımı öyle yakmıştı ki… Dünyanın kubbesi başıma yıkılmış her taraf kapkaranlık kalmış gibi geceler acı göz yaşları dökmüş, hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Öksüzlüğün garipliği, duygularımdaki kuvveti, hassasiyetimi arttırmış… Babamdan ayrılık acısı beni daima yazmağa sevketmişti.”

    Babasından ayrılışı neticesinde aldığı ruhsal yara bedensel hastalıklara da sebep olmuş ve sağlık sorunları nedeniyle sert iklimli Sivas’a babasının yanına gidememiştir. Hastalık ve baba özlemi arasında bocalaması onun yazı karakterini de etkiler ve çile ve mutsuzluk eserlerinde en çok rastlanan unsur olur.

    Güzide Sabri’nin yazmasının ve tanınırlığının önündeki bir diğer etken de genç yaşta yaptığı evliliktir. Dönemin bir yansıması olarak kadın yazarlar evliliklerinin ardından yazarlığı bırakmış, ara vermiş ya da mahlas isimlerle yazmak durumunda kalmışlardır. Eşi, Ahmet Sabri Bey’in, yazmasını ve adının duyulmasını dinen caiz bulmayışından sebep Güzide Sabri’nin, Güzide Osman müstear ismini kullandığı bilinmektedir.

    Kendi okur kitlesini yetiştirebilmesine rağmen, gizli yazmak durumunda kalması, yazdığı eserlerin etkisini görememesine de neden olur.  Kitaplarının herkesin elinde olduğunu, vapurlarda, gazinolarda okunduğunu, evlere girdiğini, Beyazıt kahvesinde gençler tarafından okunduğunu bir mülakat sırasında öğrenen yazar, büyük şaşkınlık yaşar.

    İlk kadın ‘aşk’ ve ‘kara sevda’ yazarımız olarak tanımlanan yazarın eserlerinin merkezi ‘vaka aşk’ olarak kurgulanır. Sade bir üslupla hazin bireysel hikâyelere yer verir. Geniş halk kitlelerine ulaşan yazar, edebi metin kaygısı güden çevreler tarafından ‘popüler’ ve ‘yığın edebiyatı’ yapan bir yazar olarak tanımlanmışsa da geniş halk kitlelerine ulaşmayı başarmış ve en çok okunan yazarlar arasına girmiştir.

    Osmanlı Devleti’nin dağılış süreci, Cumhuriyet’in kuruluşu gibi tarihi olaylar sosyal ve kültürel üretimleri etkilerken, bu durum birçok edebi kişilik gibi Sabri’nin eserlerine de yansımış ve genel temayül gereği Doğu-Batı kültürü çatışmasına yer vermiş; Anadolu ve yerli unsurları idealize etmiş; bireysel hikâyeleri dramatikleşerek ön plana çıkarmıştır.

    Toplumsal hayatta yaşadığı sıkıntılar onu marazi kadın hikâyeleri yazmaya itmiştir. Kadının toplum içerisindeki yeri, başkalarının mutluluğu için fedakârlık, yüklenen görevi yerine getirme, hırslarının kurbanı olan kadınlar yarattığı karakterlerin temelini oluşturur.

    Eserlerinde gerçek hayatla bağını çoğu kez kendi hayatından yola çıkarak kurmuştur. On altı yaşında yazdığı ilk romanı Münevver, Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edildikten sonra (1899)  kitap olarak da basılmış (1901) ve Sırpçaya çevrilmiştir. Kitabının ana karakteri için “(…) şimdi söyliyebilirim. O kızın adı Hasene idi. Aynen veremden öldü.” diyerek gerçek bir olaydan yola çıktığını anlatır.

    Yeşilçam melodramlarının temelini oluşturan eserleri, birçok filme uyarlanmıştır. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi eseri, ilk olarak Metin Erksan (1956) ikincisi ise (1969) Ölmüş Bir Kadının Mektupları adıyla Ülkü Erakalın tarafından uyarlanır; başrolleri dönemin melodram ikilisi Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun paylaşırlar.

    Bir dönemin okur kitlesinin bir prototipini sunan eserleri bugün unutulmaya yüz tutmaya başlamışken Maya Kitap tarafından okurlarla buluşturuldu.

    Maya Kitap etiketiyle çıkan ilk kitabı; “Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi” birkaç yıl önce “Fikret ve Nedret” adıyla yayınlandı. Kitap gözden geçirilerek, yenilenmiş kapağıyla yakında tekrar basılacak.

    Maya Kitap etiketiyle çıkan romanlardan ikincisi Yabangülü… Öksüz ve yetim köylü kızı besleme Leyla’nın acıklı aşk hikâyesini anlatır, ilk baskısı 1920 tarihlidir. Yoğun ilgi görmüş ve beş baskı yapmıştır. İki kez beyaz perdeye uyarlanmış (1961,1970) ve Ermenice’ye tercüme edilmiştir.

    Üçüncü ve son romanı ise Necla… İlk baskısı 1941 yılında yapılan eser Sabri’nin diğer eserlerinden farklı olarak yüksek tabakaya mensup karakterlerin şatafatlı köşk yaşamı yerine, İstanbul’un sosyo-ekonomik seviyesi düşük bir mahallesinde yaşayan ‘sıradan’ insanların hayatlarına yer verir, ahlaki yozlaşmadan dem vurarak toplumsal gerçekçi bir çizgi izler. Yeni baskılarda günümüzde kullanılmayan kelimeler dipnotlarla açıklanırken kaynakça olarak bir sözlük yer alıyor.

    Güzide Sabri'nin Eserleri
    Öne Çıkan Blog Yazılarımız
    Arama
    E-mail adresinizi giriniz
    Adet:
    Beden:
    Seçtiğiniz ürün sepete eklendi
    Mail adresini giriniz
    Özelleştir
    0000 0000 0000 0000
    CVC
    Ad Soyad
    5xx
    5xxxxxxxxx
    ZUBİZU Kampanyası kullan
    Ürün Detayları
    Teslimat ve Kolay İade
    Ürün Kodu:
    Kitap / Yazar / Yayınevi Ara
    Önceki Siparişleriniz
    Önceki siparişleriniz için tıklayın
    Üyelik Bilgilerim
    Üyelik Bilgilerim
    Veya
    En Az 6 Karakter
    Toplam Tutar:
    Varsa İndirim Kodunuz:
    Sipariş Notu
    Kapıda ödeme seçeneği 125 TL altı siparişlerde kullanılabilir. 125 TL üstü siparişler için havale, kredi kartı ya da banka kartı ile ödeme yapılabilir.
    Açev Bağış
    Ürüne daha önceden puanlama ve yorum yaptınız.
    Kitap AyrıntılarıÜrün Ayrıntıları
    100 TL üzeri kargo bedava!
    FIRSATI YAKALA
    Ürünler
    Teslimat Bilgileri